ZEHRA ANA YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ Halkalı Merkez Mh. Zeynebiye Caddesi No:32 Küçükçekmece / İstanbul 0212 548 98 45 - 0539815 94 79
 
  • Ana Sayfa »
  • HABERLER »
  • ŞEBİSTAN HABER AJANSININ ZEHRA ANA YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANIYLA RÖPORTAJI

ŞEBİSTAN HABER AJANSININ ZEHRA ANA YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANIYLA RÖPORTAJI

14 Aralık 2017 Perşembe

Gerileme ve Düşüş, Müslüman Toplumların Hakiki İslam’dan Uzaklaşmasının Bir Sonucudur.

Şebistan Haber Ajansı: Zehra Ana Derneği Yönetim Kurulu Başkanı şu açıklamada bulundu; Gerileme ve düşüş, Müslüman toplumların hakiki İslam'dan uzaklaşmasının bir sonucudur ve bu da İslam karşıtlığı ve İslamofobi zihniyetini doğurmaktadır.

 

Zehra Ana Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Meftune Atam, Türkiye/İstanbul'dan katıldığı 31. İslami Vahdet Konferansında derneklerinin çalışmalarına değinerek şöyle dedi: Zehra Ana Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği 2006 yılında Ehlibeyt mektebinin öğretilerine uyarak İstanbul'da dokuz gönüllü ev hanımının gayret ve çabalarıyla çalışmalarına başladı. Hanımların oluşturduğu bu dernek, Zeynebiye hareketi içinde şekillendi ve kurucusu da Türkiye Caferileri Lideri Ş. Selahattin Özgündüz'dür.

 

Atam, sözlerine şöyle devam etti: Derneğimiz, toplumdaki her türlü fakirliğe karşı mücadele etmeyi kendine dini ve ahlaki görev bilmektedir. Bunun yanı sıra eğitim ve öğretim, kültürel çalışmalar ve sosyal yardımlar konusunda ciddi bir şekilde çalışmaktadır.

 

Atam, Vahdet Haftasının faal Müslüman kadınların buluşmasındaki etkin rolüne değinerek şöyle dedi: Birbirinden haberdar olmayan ama aynı hedefler doğrultusunda çalışan kadınlar bu gibi görüşmelerde tecrübelerini paylaşma ve ufuklarını açma hususunda fırsat bulmaktadırlar. Bu yüzden Vahdet Haftasının bizim açımızdan özel bir yeri var.

 

Atam, dünya çapında İslamofobiye karşı mücadelede etkili olacak adımlara değinerek şu açıklamalarda bulundu: İslamofobi, İslam'a ve Müslüman'a karşı nefret duygusunun oluşturulmasıdır. Batıda İslamofobi zihniyetinin İslam dünyası aleyhine kurulan siyasetlerin yayılmaya başlaması, güya bir grup Müslüman tarafından gerçekleşen 11 Eylül saldırılarının ardından meydana geldi. O olaydan sonra dünya medyasında İslam aleyhine düşüncelerin yayılma faaliyetleri başladı.

 

İslamofobiye karşı mücadele, Türkiye Devleti'nin ve ülkemizde bulunan üniversite ve kuruluşların ağır görevlerindendir. Çünkü ülkemiz, her iki akımın yani batı ve İslam dünyasının ortasında yer almaktadır.

 

Atam sözlerine şöyle devam etti: İslam âlemini bir araya getirebilecek unsurlardan biri, öncelikle bütün grupların, ideolojisini ve mezhebini göz önünde tutmadan vahdetle bir noktada toplanmasıdır.

 

İslamofobiye karşı mücadelede ilk adım, ancak görüş farklılıklarının görmezden gelinmesiyle atılmış olur. Okumuş ve bilinçli Müslümanlar yetiştirerek irticai ve cahilce zihniyetler engellenmelidir. İslamofobiye karşı mücadelede batı esasları incelenmelidir. Çünkü ırkçı düşünceler ve özellikle İslamofobi, bütün insanların ortak problemidir.

 

Zehra Ana Yönetim Kurulu Başkanı, İslam düşüncesini ve Ehlibeyt öğretilerini bütün Müslümanların ferdi ve toplumsal yaşamlarına yerleştirmeleri gerektiğini belirterek şunları vurguladı: Müslüman toplumların Muhammedi İslam'dan uzaklaşmaları ve dinin ahlaktan soyutlandırılması, düşüşe ve gerilemeye neden olacaktır. Sonuçta da İslamofobi zihniyetini meydana getirecektir. Bireyler ve aileler toplumu oluşturmaktadır. İslamofobiye karşı en büyük mücadele görevi bizim, yani tek tek her bireyin boynundadır. Eğer biz, İslam'ı gerçek anlamda hayatımıza uygularsak, zihinlerde İslam aleyhine oluşan yanlış düşünceleri değiştirebiliriz.

 

 

KAYNAK: http://shabestan.ir/detail/News/674569