ZEHRA ANA YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ Halkalı Merkez Mh. Zeynebiye Caddesi No:32 Küçükçekmece / İstanbul 0212 548 98 45 - 0539815 94 79
 

Nusaibah Zakzaki’nin DMKG Konuşması

13 Mart 2018 Salı

Nijerya İslami Direniş Hareketi Lideri Şey İbrahim Zakzaki’nin Kızı Nusaibah Zakzaki’nin Dünya Müslüman Kadınlar Günü’nde Yaptığı Konuşma

Öncelikle, bugün beni burada Hz. Fatımatuzzehra'nın bu kutlu doğum gününde ağırladıkları için Sevgili Zehra Ana Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine teşekkürlerimi sunuyorum.
 
Dikkatimizi, uğradığı onca zulme rağmen Fatımatuzzehra'nın o gayret dolu hayatına çekerek konuşmama başlamak isterim. Onunki öyle bir hayattı ki gerek Mekke'de inançsızların Peygambere karşı yıpratıcı tutumlarından gerek de Medine'de münafıkların Peygamber dünyadan ayrıldıktan sonra onun öğretilerini reddetmelerine kadar türlü türlü zorluklarla mücadele etti.
 
Bizim de arzumuz onun bu örnek yaşamını kadın erkek hep birlikte benimseyip, Müslüman ya da gayrimüslim ayırmaksızın dünyada baskı altındaki her insanın zulme karşı verdiği çetin mücadeleyi devam ettirmektir.
 
Belki Nijerya'daki İslami Hareketten haberdar olmayabilirsiniz. O yüzden ben de bu vesileyle size bu hareketten bahsetmek isterim.
 
Bu İslami Hareketin temeli tek bir adamın zulme karşı çağrısıyla başladı ve yalnızca az bir insan bu çağrıya kulak verdi. Bahsettiğim bu adam benim babam Şeyh İbrahim El Zakzaki'dir, ki kendisi 1980'de gerçekleşen bu olayda sadece 27 yaşındaydı.
 
O zamanlar Nijerya'daki çoğu eğitimli insan Müslüman olarak adlandırılmaktan utanç duyardı çünkü Müslüman olmayı geri kalmışlık ve medeniyetsizlik olarak görürlerdi. Bunun sonucunda ise çoğunlukla ülkenin kuzey tarafında olmak üzere İngiliz sömürgecileri medeni İslam sistemimizin büyük bir kısmını yok ettiler ve bu işgale karşı çıkan her kim varsa da onları öldürdüler.
 
Bu İslami sistem Şeyh Osman bin Fodio ve onun takipçileri tarafından 200 yılı aşkın bir zaman önce kurulmuştur ve bu da İngilizler'in 1851'de bölgeye girmelerinden yaklaşık 240 yıl öncedir. Ancak açgözlü yöneticilerin onun ölümünden sonra yerine geçmesiyle bu sistem ne yazık ki bozuldu.
 
Kendini adamış fedakâr bazı yöneticiler, işgalci güçlere karşı koydu fakat hepsi de can verdi.
 
Diğer yandan doymak bilmeyen yöneticiler ise işgalci güçlere kendi korkuları ve dünyevi zevkleri sebebiyle yardım ettiler.
 
Sömürgeciler, ülkeyi terk edip, geride ülkeyi kontrol etmeleri için kuklalarını bıraktıktan sonra ülke, yavaş yavaş ama kesin bir şekilde yozlaşmaya başladı.
 
Şeyh'in, devletimizin zulmü karşısındaki çağrısından önce, kendisi 1976'dan 1979'a kadar katıldığı üniversitede aktif rol oynamaktaydı. Müslüman Öğrenci Toplumu olarak bilinen bir organizasyonda uluslararası ilişkiler Başkan Yardımcısı olarak seçilmiş ama baskıcı yönetimi kesinlikle tanımadığını ve reddettiğini ifade ettiği için bu organizasyonun üyeleri korkudan Şeyh'in bu söylemlerini inkâr ettiler.
 
Daha sonraki yıllarda devlet, Şeyh'e ve ona sahip çıkanlara eziyet etmeye hatta tutuklamaya başladı. Çoğu kez savunmasız sivillere hiçbir uyarı yapılmadan ateş açıldı. Görüldüğü üzere bizim devletimiz kanundan korkmadan her kimi isterse öldürmekte serbest çünkü aslında kanun da kendileri.
 
12 Aralık'tan 19 Aralık'a kadar, yani şimdiki yönetimin seçiminden 9 ay sonra, Nijerya devlet başkanı Muhammedu Buharini'nin komutasındaki silahlı askerler bu hareketi destekleyen insanların üzerine ateş açtılar. 700'ü aşkın insanın öldüğü ve toplamda binden fazla insanın ölü veya kayıp olduğu doğrulandı.
Sonrasında ise aynı askerler ölüleri çalıp onları ailelerinden bile izin almadan toplu bir mezarlığa gömdüler.
Bu çetin sınavdan kurtulan insanlar, askerlerin, yaralı kurbanları nasıl vurduklarına, canlı canlı onların üzerine nasıl ateş açtıklarına şahit oldular.  Kurtulanlardan bazıları ise hala kesici alet yarası, silah yarası, kırıklar ve yanıklar gibi birçok sebeple acı çekmekte.
 
Federal Yüksek Mahkeme, yasadışı bir şekilde hapsettirildikleri için bu işi yapanların tazminat ödemelerini ve Şeyh ile eşinin serbest bırakılmalarını emrettikten sonra bile, şu anda Şeyh ve eşi 2 yılı aşkın bir zamandır gözaltında tutulmaktadırlar.
 
Katliamdan sağ çıkan insanları bile tutuklayan bu zihniyet, onların tüm bu yaptıklarını protestolarla kınayan ve liderlerinin serbest bırakılmasını isteyen kardeşlerimizi de tutuklamaya ve öldürmeye devam etmekte.
 
Allah'tan dileriz ki bu zulüm bir an evvel son bulur ve bu suçu işleyenler bir an önce cezalandırılır. Teşekkürler.