ZEHRA ANA YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ Halkalı Merkez Mh. Zeynebiye Caddesi No:32 Küçükçekmece / İstanbul 0212 548 98 45 - 0539815 94 79
 

Özer: Hz. Fatıma En Güzel Örnektir

26 Eylül 2016 Pazartesi

Özer: Hz. Fatıma En Güzel Örnektir

Muhammed Fuzuli Gösteri Merkezi'nde binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen Zehra Ana Derneği’nin düzenlediği Dünya Müslüman Kadınlar Günü'nde konuşan Cem Vakfı Alevi Din Hizmetleri Başkanı Celal Özer, Alevi-İslam anlayışında kadının yerini anlattı.

Değerli Canlar. Çok kıymetli misafirler;

Öncelikle bütün Anaların, bacıların Dünya Müslüman Kadınlar gününü kutlarım. Bu anlamlı günde bu güzel programda bizleri de sizlerle buluşturan, bu güzel günde gönüllerimizin bir atmasına vesile olan Zehra Ana Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği yönetimi ve bu programda emeği geçen herkese teşekkür eder, başta, Cem Vakfı Genel Başkanı Sayın İzzettin Doğan Dedenin ve mensubu olduğum Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığında görev yapan bütün dedelerimizin cümlenize canı gönülden selamlarını iletir, hepinize aşkı niyaz ederim.

Değerli Canlar, yüce yaradan insanoğlunu kadın ve erkek olmak üzere bir çift olarak yaratmıştır. İkisine de farklı özellikler, farklı görevler vermiştir fakat asla birini diğerinde üstün yaratmamıştır.
Çünkü biri olmadan diğerinin hiçbir manası yoktur. Dünyanın yaradılışı, var oluşun anlamı insanoğludur, insanoğlunun doğup yaşayıp ölmesidir, bunun için yüce yaradan insanı erkek ve kadın olmak üzere farklı fakat eşit yaratmıştır . Bizim İslam inancımızda kadın erkek eşittir.

"Erkeklik dişilik sorulmaz muhabbetin dilinde
Hakk'ın yarattığı herşey yerli yerinde
Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok
Noksanlık, eksiklik senin görüşünde" (Hünkar Hacı Bektaş Veli)

Bizlerin İslam inancında kadın ve erkek eşittir. Ne yazık ki kendine İslam diyen bazı topluluklar kadına hak ettiği değeri vermemekle beraber kadını hakir, ikinci sınıf cins görüyor, dünyevi haklarına din adı altında acımasızca müdahale ediyor hatta din gerekleri diye cezai uygulamalara maruz bırakıyor.

Hayat sahnesinde yan yana faaliyetin, yardımlaşmanın, üretmenin, birlikte hizmetin ortak yaşamla, dost olarak sürdürülmesi gerekirken ve neslin yarısı kadın olan topluluğu dışlamakla bu mümkün müdür?

Kuran-ı Kerim üstünlüğü bir ırka, bir kabileye veya erkek, kadın gibi cinsiyete değil hatalardan sakınma anlamına gelen takvaya bağlamıştır, insan olmaya bağlanmıştır. İbadetlerde can birliği esastır, cinsiyet gözetilmez, ten ile değil, can ile ibadet edilir.

Kur'an : "Ben sizden erkek olsun, kadın olsun hiçbir çalışanın ürettiğini boşa çıkarmayacağını. Hepiniz birbirinizdensiniz." Başka bir ayette de : "Mümin erkeklerle, mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır." İslam'ın kutsal kitabı olan Kur'an, kardeş olduğumuzu söylerken kadın ayrımcılığı, kadın düşmanlığı niye?

Allah iman eden erkek ve kadınların aynı cins mahrem namahrem ayrımı yapmadan dost olmalarını istiyor. Bir ibadet mekanına bile gitmeye izin verilmeyen, erkekle konuşmayı bile namahrem sayan zihniyetler kadın ve dostluğu nasıl sağlayacaktır. Peygamberimiz Efendimiz kadına verdiği değeri müslüman olan biri nasıl olur da gözetmeden, görmezlikten gelir.

İslam Peygamberi Muhammed Mustafa Efendimizin her iki cihan kadınlarının hanımefendisi Hz.Fatıma (sa) hakkında buyruklarına bir dönüp bakalım, "Fatıma benim bedenimin bir parçasıdır. Fatıma gözlerimin nurudur. Fatıma kalbimin meyvesidir. Fatıma ruhum ve canımdır. Fatıma insan şeklinde bir huridir. Fatıma Allah karşısında ibadet mihrabında olduğu zaman yıldızların gökyüzündekilere nur saçtığı gibi, Onun vücudunun nuru ve gökyüzüne nur saçmaktadır.

Allah Teala meleklere şöyle buyuruyor: " Ey Meleklerim! Bakın benim kulum Fatıma benim korkumdan nasıl da titriyor. Fatıma tüm vücuduyla bana itaat ediyor. Şahid olun ki O’nun taraftarları cehennem ateşinden güvende kalacaktır.

Hz.Fatıma Hz.Muhammed’in  can ve teninden bir parçadır.  O’na söylenen Peygamber sözü ikinci bir insana söylenmemiştir. Hz.Peygamber Hz.Fatıma'nın sevinciyle sevinmiş O’nun üzüntüsüyle üzülmüştür.

 Hz.Peygamber en çok anam diyerek Hz.Fatıma'yı sevmiştir. Fatıma Ehlibeyt’tendir. En üstün yaradılıştaki bir hanımdır.

Ey güzel insanlar. Alevi gülbenk ve zikirlerinde Hz.Fatıma'nın yüzü suyu hürmetine bağışlanma ve affedilme yaradandan istenir. Kendisi ve  Ehlibeyt’i ile beraber olanlara cehennem korkusu yoktur diyor Hz.Muhammed Mustafa.

Alevi cemlerinde Fatıma dâr-ı vardır makamı dolayısıyla böyle yüceltilir. Allah katında islam Peygamberi ve O’nun tertemiz  Ehlibeyt kadınına bu denli değer verirken, kadına uygulanan haksızlık onlara bir ihanettir.

Resulullah şöyle buyurmuştur: " Miraca götürüldüğümde beni cennete dahil ettiler ve ben cennet ağaçlarının birinin altında durdum. Öyle ki o ağaç cennette onun güzel yaprakları ve güzel  meyveleri gibi bir ağaç görmemiştim." diyor.

Allah katında Peygamber nazarında ve İslamiyette bu denli yeri olan kadının, erkekten alt sınıfta olduğunu kim söyleyebilir. İslamiyet bizlere fedakarlık arayıp ayrımcılık yapmayı değil, Allah katında her canlının eşit olduğunu bilip, yaradandan ötürü sevip yaradılanı birlik ve beraberlik ,kardeşlik, hoşgörü, barış içerisinde farklılık gözetmeden yaşamayı emreder.

Bunu yaşamın her safhasında böyle uygulamalıyız ve biz Aleviler böyle uyguluyoruz.

Uzaktan ve yakından bu anlamlı etkinliğe iştirak eden canlarımıza selam olsun. Hz.Fatıma anamızın şefaati cümle kardeşlerimizin üzerine olsun. Bizlere burada olma imkanı verdiniz, sağolun, cümlenize saygı ve sevgilerimi, aşkı niyazlarımı sunuyorum